Loading...
# Technology # Aktüel # Self Education

Güzel Bir Günün Anatomisi

Erdem Kara Published on Nisan 12, 2021

Selamlar Arkadaşım,

Bana göre güzel bir gün boşa harcanmamış bir gündür. Ben hayata hep harcadığım zaman sonunda elde ettiğim şey harcadığım zamana değdi mi diye bakarım. Zaman evrendeki en değerli şeyimiz ve zamandan başka sahip olduğunuz hiçbir şey yok. Zamanı bir şeylerle takas ediyoruz. Bir iş yaparken de, birisiyle telefonda konuşurken de harcadığım zaman sonunda elde ettiğim şey beni tatmin etti mi diye bakarım. Hayata bu şekilde bakmak bana anlamlı geliyor. Bu yüzden bir günümü de beni mutlu edecek ve harcadığım zamana değecek şeylerle doldururum. Eğer bir insan ya da bir iş onun için harcadığım zamana değmiyorsa onunla vakit harcamam gider yürüyüş yaparım daha iyi. Fakat her günü bu şekilde yaşamak zor çünkü her gün harcadığınız zamana değecek kadar sizi tatmin edecek şeylerle karşılaşamazsınız. Günün sonunda kafamı yastığa koyduğumda "güzel bir gündü" demek için yaşarım. Peki bunun için ne yapıyorum. Açıkcası ben kendi ideal günümü vakit harcadığımda buna değen şeylerle doldurdum. Bir günümü bunlara harcadığım sürece gece uykuya huzurla dalarım çünkü bugünün hiçbir saniyesini ziyan etmemişimdir. Peki benim için optimum şartlarda güzel bir gün nedir?

Güzel bir gün erken başlar.

Evvala güzel gün erken başlayandır, saat 9'da uyanmayı ya da 12'ye kadar yatakta oyalanmayı hiç sevmem. Bu benim için gereksiz bir israftır. Elbette bazen senede 1-2 defa güzel ve uzun uyumak iyi olacaktır ama bu bir alışkanlık ya da yaşam biçimi olmamalı. Tabi işiniz de bunun için uygun olmalı. Benim için ideal uyanma vakti 7:00.

Güzel bir gün kahvaltısız olamaz.

Mesaili çalıştığım günleri hatırlıyorum gerçekten berbattı. Sabah işe yetişmek için erkenden kalkardım ve pastahaneden aldığım iki poğaçayı yolda ya da ofise götürür orada çay-kahveyle yerdim. Hatta çoğu zaman ofise girdiğimde mail kutum dolu olurdu, maillerle boğuşmaktan poğaçalar öğlen yemeğine kadar beklerdi bazen de 1 saat iş için telefonda konuşurken ya da birinin toplantıya almasıyla poğaçayı yiyemezdim. Düşünsene sabah iki tane poğaça almışsın ama bunları yiyemiyorsun yani o gün sabah kendinize yaptığınız tek şey bu ve onlar masada bayatlamayı bekliyor. Bu çok acıklı. Bu şekilde çalışmayı ve yaşamayı sevmem. Zaten 2013'de çalışmayı bıraktım.

Yıllardır her gün aynı kahvaltıyı yaparım ve bu rutini bozmam. Minimum 3 çeşit peynir, zeytin, haşlanmış 4-7 yumurta, kızarmış ekmek ya da yulaf ezmesi, birkaç kaşık zeytinyağı; benim kahvaltımda mutlaka ama mutlaka olanlar bunlar ve yanlarında bazen bal ya da çeşitli sebzeler gibi eşlikçiler olur. Kahvaltıdan sonra espresso, americano ya da latte ile kahvaltıyı bitiririm. Özetle sabah beslenmesi benim için çok ama çok önemli. Bundan fedakarlık etmem için buna değmesi lazım.

Güzel bir gün sporsuz olmaz.

Spor hayatımın son 10 yılında yoğun olarak var diyebilirim ve artık bunu tamamen bir yaşam biçimi haline getirdim. Kickboks'da 2. Dan'ım ve ayrıca ilişkili olduğu için MuayThai ile aynı. Yüksek yoğunluklu sporları seviyorum, pandemi döneminde bunu yapmak mümkün olmasa da haftada 4-5 gün yine sporumu mutlaka yaparım. Yüksek enerji yaktıran sporlar yapmak endorfin seviyenizde artış sağlar ve daha bir sürü güzel şey olur. Hayatımda sporun olduğu bu zamanlarda kendimi bir gün bile kötü hissettiğimi bilmem. Her zaman spor beni ayakta, enerjik ve hırslı tutar. Sporun bana bu verdikleri karşılığında eğer benden birisi bu zamanı isterse bana gerçekten buna değecek bir şey sunması lazım. Spor günde ortalama 3-4 saatimi yiyor fakat bunun karşılığında aldığım ise gerçekten son 10 yılda aldığım hiç bir projenin bütçesine denk değil.

Güzel bir gün çalışmadan olmaz.

Bir günün 8 saatini bazen de 10 saatini işe ayrırım ve iş yaparken işini yapmayan ya da işinde uzman olmayan insanlarla çalışmayı sevmem çünkü bu tür insanlar verimsizdir ve verimsiz insanlar vaktimi alır, enerjimi tüketirler. Ben karınca kadar çalışkanım ve çalışmayı çok severim. Çalışırken üretkenim yani boşa çalışmayı da sevmem bu nedenle bana ayak uyduracak ve bana değer katacak kişilerle çalışmayı severim. Bu durumlar oluşmadığında ise kendi işimi kendim yaparım.

İş hayatında iyi ürünler ortaya çıkarmanın şartlarından birisi iyi şeylerle çalışmaktır. İyi ekipmanlar, iyi fikirler, iyi bütçeler ve iyi insanlar bir araya geldiğinde iyi şeyler çıkıyor. Burada bahsettiğim şey şu: herkes çalışır ama çalışmanın hangi türü güzeldir? İşte ben güzel çalışmak için gerekli ortamı da yaratmaya çalışırım. Bunlar olmadığında güzel bir çalışma olmaz, güzel çalışma yoksa güzel bir günü oluşturan şeylerden biri eksiktir.

Üretmeden olmaz.

Ben çok yönlü birisiyim. Yani bunu demek biraz kendini övmek gibi ama öyle. Şu hayatta beni kitap okumaktan daha fazla besleyen şeyler var mesela sanat, teknoloji gibi şeyler. Müzik yapmak gibi şahane olmasa da mütevazi ve bana yeten bir yeteneğim var evet süper değilim ama Bach olmak gibi bir idealim de yok. Diğer yandan profesyonel olarak yaptığım işi de hobi gibi titiz ve merakla yapıyorum, eğer yapacak hiç bir şeyim yoksa oturur kod yazarım. Müzik yapmak, kod yazmak, bir şeyler tasarlamak ya da şu bloga yazı yazmak bile boş durup tavana bakmaktan daha iyi bir şeydir. Data üretmek bence muhteşem bir şey. 

Aileye vakit ayırmadan olmaz.

Sevdiklerinle yanyana olamadıktan sonra ve onlarla güzel anlar geçirmedikten sonra bence hiçbir şeyin önemi yok. Yukarıdakilerin hepsinin bir bedeli var fakat bunun için hiçbir bedel yok.

Hayatım Keyifli mi?

Düzenli spor yapan, hobilerine vakit ayıran, tembel ve vasıfsız kişilerle çalışmamayı seçen ve sevdikleriyle birlikte olan birisinin hayatı keyiflidir değil mi? Zaten konu da bu, mutlu olmak için yaşamamak keyifli bir hayat sürmeye odaklanmak.

Sevgi ve sağlıkla kal arkadaşım. Okuduğun için teşekkür ederim, hoşuna gittiyse paylaşabilirsin.