En demokratik ve insancıl kültürün, mühendislik ve bilim kültürü olduğunu görüyoruz.
Nasıl mı?
Birçok iş profesyoneli Machiavellist bir refleksle iş sonuçlarından ya da ürettiği değerden bahsederken, bunun nasıl ortaya çıktığı konusunda bilinçli bir muğlaklık bırakır. Tıp alanında bir sonuç mu elde edildi? Bunun detaylı bir dökümantasyonu çoğu zaman kamu ile, hatta ilgili meslek grubunun diğer paydaşlarıyla dahi paylaşılmaz. Formüller ve şemalar, o endüstri için güçlü birer kapital silahıdır.
Diğer meslek gruplarında da çok şey değişmiş sayılmaz.
Fakat mühendislik, fizik, matematik, felsefe ve sanat gibi disiplinler farklıdır. Bir problem çözüldüğünde “Biz bu problemi çözdük” demekle yetinmezler; çözümün kendisini de kamu ile paylaşırlar. Sanatçı da sanatını paylaşma güdüsüne sahiptir; kimse ürettiği eserin üzerine yatıp onu yalnızca kendine saklamaz. Paylaşır, görülsün ve anlaşılsın ister.
Bu alanlarda open source kültürüne, bilginin insanlığın ilerlemesi için kullanılması gerektiğine ve bilginin demokratik olması gerektiğine dair içten bir inanç vardır.
Forumlar, kanallar ve platformlar üzerinden sürekli olarak kamuya açık dokümanlar ve çalışmalar yayınlanır.
Neticesinde yapay zekâ en hızlı bu alanlarda eğitilebildi ve en hızlı kullanım alanını da mühendislik ve ürün geliştirme tarafında buldu.
Bildiklerini, öyle ya da böyle, çekinmeden paylaşan herkes aslında dünyanın dönüşümünde bir pay sahibi oluyor.
Bildiklerinizi insanlığa miras bırakın.
Naçizane düşüncem.