Hepimiz Google, Microsoft, Meta'ya göbekten bağlıyız. İşlerimiz, sosyal hayatımız, alışverişlerimiz 3-5 firmanın tekelinde dönüyor.
90’larda internetin özgürlük olacağını düşünürken, bugün internetin bağımlılığa dönüştüğünü, tekellerin ortaya çıktığını, büyük sermayenin ve devletlerin her şeyi silip süpürdüğünü görüyoruz. İşler pamuk ipliğine bağlı yürüyor.
Bugün Google servisleri çökmüş görünüyor, kimse Google servislerine erişemiyor.
Kesintinin nedeni ortaya çıkar ve hemen geri gelir ama sorun bu değil.
Milyarlarca kullanıcı 4-5 platform ve altyapı üzerinde iş koşturuyor.
Trump’ın vergileri yükseltme blöfleriyle “büyük resimciler” globalleşmenin bittiğini, dünyanın tekrar çok eksenli ve çok oyunculu bir yapıya gittiğini söylüyordu.
Oysa teknoloji, insan davranışları ve sermaye bunun böyle olmadığını; globalleşmenin artarak devam edeceğini, milyarlarca insanın “ziplenip” tekel sunucularda barındırılacağını bize gösteriyor. Belki bir üçüncü dünya savaşı kapıyı çalabilir, ama bu durumda bile globalleşmenin durması imkansız görünüyor. Herkesin artık nükleer bir güç, teknolojik bir dev olduğu bir dünyada Çin, Rusya, ABD, Almanya, Avrupa ve İngiltere uzlaşmak zorunda. Konu kaynakların bölüşülmesi, genocide yapmanın, kaynakları kirletmenin kimseye faydası yok. Fakat belli de olmaz, delinin biri çıkar ve işler değişir.
Biz mi? Kaynakları bölüşülen ülkelerden olmamak istiyorsak, kendi devrimlerimizi takip etmeli ve çok çalışmaya devam etmeliyiz.
Unutmamalıyız ki Türk Devrimleri, Avrupa’nın Rönesans ile 400 yılda yaptığını, onca bakiyeye ve geri kalmışlığa rağmen 80 yılda gerçekleştirmiştir.
Devam etmeliyiz.
... Diye düşünüyorum.